Dr. Kenan Şimşek Beyin ve Sinir Cerrahisi

.

Birincil (primer) ve ikincil (seconder) olarak iki gruba ayrılan beyin tümörü, beynin iç kısmında oluşan anormal dokular veya büyümeler şeklindedir. Beynin kendi hücrelerinin sebep olduğu birincil beyin tümörleri iyi huylu beyin tümörü (Benign) ve kötü huylu beyin tümörü (Malign) olarak iki alt gruba ayrılır. İkincil beyin tümörleri ise vücudun farklı bir bölgesinde ortaya çıkan kanserli hücrelerin beyne yerleşmesi sonucunda oluşur.

İyi huylu beyin tümörleri çevresinden genelde net bir şekilde ayırt edilebilir ve kanserli hücre içermez. Ancak beynin hassas yapısı nedeniyle zaman zaman sağlıklı dokunun işleyişini etkileyerek hayati risk oluşturabilir. Bu tümörler diğer bölgelere yayılmaz ya da sağlıklı dokuya sıçramaz. Böylelikle ameliyatla alınabilmesi diğerlerine göre daha kolaydır ve ameliyat sonrası tekrarlama ihtimali daha düşüktür.

Kötü huylu beyin tümörü hızlı büyüyen ve kanserli hücre içeren tümör çeşididir. Hızlı büyümesi sebebiyle çevresindeki sağlıklı dokuya yayılabilir. İyi huylu tümörün aksine çevresinden net bir şekilde ayrılmaz. Bu tümörün yapısı beyin dokusundan oluştuğu için ameliyat yoluyla alınan her doku beynin belirli bir fonksiyonu yerine getirdiği bir dokuya tekabül eder. Bu sebeple ameliyat yoluyla tamamen alınması çok zordur. Ayrıca ameliyat sonrası tümör yeniden büyüyebilir.

Beyin Tümörünün Nedenleri ve Risk Grubu

İyi veya kötü huylu beyin tümörü oluşumuna ilişkin nedenler tam olarak bilinmese de kalıtsal özelliklerin önemli rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca belirli kimyasallara veya radyasyona maruz kalmak beyin tümörü oluşumunda risk teşkil etmektedir. Cinsiyet, ırk, yaş ve aile öyküsü önemli risk belirleyicileri olarak görülmektedir. Erkeklerde ve beyaz ırkta daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir. 70 yaş üzerindekilerde bu oran daha çok artmaktadır. Ayrıca aile öyküsünde santral sinir istemi tümörü (glioma) olanlarda beyin tümörü görülme istimalinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Beyin Tümörünün Belirtileri

İyi veya kötü huylu beyin tümörü çeşitli belirtiler gösterir. Bu tümörler kafa içi basıncı arttırdığı için kişinin baş ağrısı, bulantı-kusma, hareket ve mimiklerde ağırlaşma (apati), konuşma bozukluğu, görme problemleri, işitme sorunları yaşamasına neden olur. Aynı zamanda; denge sorunu, hafıza problemleri, kas kasılması ya da spazm, kol ve bacakların uyuşması veya karıncalanması, epilepsi (sara nöbetleri) gibi belirtileri beraberinde getirir. Tümörün beyindeki konumuna göre vücudun çeşitli yerlerinde güç kaybı oluşturabileceği gibi hastanın kişilik bozukluğu ya da bazı becerilerini (yazmak, hesap yapmak vb.) kaybetme durumu da vardır.

Beyin Tümörünün Teşhisi

Kötü huylu beyin tümörü teşhisinde fiziki ve nörolojik muayene oldukça önemlidir. Nörolojik muayenede tetkik yöntemleri; manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı beyin tomografisi (BT), anjiyografi, beyin omurilik sıvısı incelemesi (BOS), biyopsi olarak sayılabilir. Beyin içindeki tümör hücrelerine bakmak için iğne biyopsisi, stereotaktik biyopsi ve tedaviyle birlikte yapılan biyopsi olarak üç yöntemden yararlanılır. Tüm bu muayene ve tetkiklerin ardından beyin tümörünün varlığı saptanır.

Kötü Huylu Beyin Tümörünün Tedavi Yöntemleri

Beyin tümörü tedavisini etkileyen birçok unsur mevcuttur. Örneğin tümörün beyindeki konumu ve büyüklüğü, hastanın durumu, erişkin ya da çocuk olması gibi birçok unsur tedavinin planını ve seyrini değiştirir. Kötü huylu beyin tümörü genellikle cerrahi yolla tedavi edilir. Ameliyatın devamında kemoterapi veya radyoterapi, bazen ise ikisi birlikte uygulanabilir.

İki farklı cerrahi yöntem vardır. Bunlar mikro cerrahi ve beyin biyopsisidir. Mikro cerrahi yönteminde hedef tümörün tamamını çıkarmaktır. Bu yöntemde kafa iç basıncı düşürülerek tümörün bölgesel etkileri ortadan kaldırılır. Mikro cerrahi ameliyat esnasında kişinin beyin fonksiyonlarına zarar gelmemesini sağlayacak şekilde ince bir işlem gerektirir. Beyin biyopsisi ise kafanın iç basıncını arttırmayan ve derin yerleşimli olan tümörlerin tedavisinin belirlenmesi durumunda yapılır. Tümöre yakın bir yerden açılan bir delikten girilerek tümörün koordinatları hesaplanır ve bir iğne yardımıyla alınarak sonuçlanır. Kişinin taburcu olması için 1 gün yeterlidir.

Radyoterapi kötü huylu beyin tümörü tedavisinde kanserli hücrelerin tahrip edilmesini ve çoğalmamasını sağlamak amacıyla yüksek enerjili ışın kullanılması yöntemidir. Bu ışınlar; gamma ışını, x ışını ya da protonlardır. Bu işlem radyasyon ile tedaviyi hedefler. Radyoterapi yönteminde beynin bir kısmına radyasyon verilebileceği gibi tamamına ya da omuriliğe de verilebilir. Radyoterapi birkaç hafta boyunca haftanın beş günü devam eder. Bu süre tümörün boyutuna veya tipine göre değişiklik gösterir.

Açık cerrahinin uygun olmadığı durumlarda, kafa içi ve dışı lezyon veya tümörlerin yüksek dozda yoğunlaştırılmış iyonize radyasyonla odaklı bir biçimde ışınlanarak tedavi edilmesi yöntemine radyo cerrahi denir. Radyo cerrahi yöntemi ile iyi veya kötü huylu beyin tümörü tedavisi invazif olmayan biçimde yapılabilir. Bu yöntemin beyin lezyonlarına uygulandığı durumlarda stereotaktik radyo cerrahi olarak da adlandırılır. Tedavi genellikle tek seferde yapılır.

Kötü huylu beyin tümörlerindeki kanserli hücreleri ilaç yoluyla etkisiz hale getirmek amacıyla kemoterapi tedavisi uygulanır. Tek çeşit ilaç uygulanabileceği gibi, birden çok ilacın bileşimleriyle de tedavi gerçekleştirilebilir. Tedavi ağız veya damar yoluyla yapılabileceği gibi, omurilik sıvısına enjekte yöntemiyle de yapılabilir.

Tüm bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra destek amaçlı steroidler, nöbet önleyici ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca kötü huylu beyin tümörü tedavisi ile paralel şekilde fizik tedavi ve konuşma terapisi de uygulanabilir.

%d blogcu bunu beğendi: