Dr. Kenan Şimşek Beyin ve Sinir Cerrahisi

.

Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının (BOS) beyin içinde ve çevre dokularda birikmesidir. Çocuklarda doğuştan gelen bir hastalık olmak ile birlikte ileriki yaşlarda yetişkinlerde de görülme ihtimali vardır. Beyin omurilik sıvısının ana görevi beyni ve omuriliği korumaktır. Bu sıvının büyük bir kısmı, beyindeki sıvı bölgelerde bulunur. Sıvının gidişinin belli noktalardan engellenmesi neticesi ile sıvı birikimi gerçekleşir ve kafa içi basıncın artması ile ile birlikte kafa tasında büyüme görülür. Hidrosefali nedenleri değerlendirildiğinde, her yaşta görülebileceği ancak en fazla çocukluk çağında karşılaşıldığı belirtilmektedir. Bu hastalığın tanısı çoğunlukla doğumdan önce, doğumda veya bebeklik döneminde konulur ve hidrosefali tedavisi için en etkili yöntem belirlenir.

Hidrosefalinin Nedenleri Nelerdir?

Hidrosefalinin nedenleri araştırıldığından en sık rastlanan durumlar;

  • Beyin tümörleri,
  • Beyin içi kanamaları,
  • Kafa travmaları,
  • Menenjit
  • Erken doğuma bağlı oluşan kanamalar, şeklinde sıralanabilir.

Hidrosefali oluşumu söz konusu ise kafa içindeki sıvı birikimi, kafa tasının büyümesine neden olduğu için, bu durum doğumdan önce ultrason gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak da tespit edilebilir. Hidrosefali tedavisi uygulamalarında amaç, beyin içinde ve çevresinde biriken BOS sıvısının boşaltılmasının sağlanmasıdır. Burada sıvının boşaltılması ve oluşumunu engellemeye yönelik bir tedavi yöntemi söz konusudur. Erken teşhis ve enfeksiyonlardan kaçınmak, hidrosefali hastalığı olan kişiler için oldukça önemlidir.

Beyin omurilik sıvısının birikmesinin nedeni, bebeğin sıvı emiliminde gelişen bozukluk, tıkanıklık veya az da olsa vücudun fazla sıvı üretmesi olabilir. Bu hastalık genellikle doğuştan gelmektedir, genetik faktörlere bağlı olarak veya hamilelik sırasında da oluşabilir. İlerleyen yaşlarda yetişkinlerde ortaya çıkması farklı sebep ve durumlardan kaynaklanmaktadır. Doğumsal olarak gelişen hidrosefali nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Doğumsal anormaliler hidrosefali gelişmesinde ilk sıralarda yer almaktadır. Bunun yanında çeşitli omurga problemleri de görülebilmektedir.
  • Beyin omurilik sıvısının, beyin içinde dolaştığı ventiküllerde, beyin tümörleri, damar kanamaları veya enfeksiyon neticesinde gelişen tıkanıklıklar ve daralmalar sonucu hastalık gelişebilir.
  • Fetal omurilik kanalının tam olarak kapanmadığı spina bifida gibi nöral tüp defektleri de bu hastalığın oluşumun nedenleri arasındadır. Spina bifida da doğumsal bir anomalidir.
  • Beyindeki mevcut sıvı akışını kısıtlayabilecek araknoid kistler de hidrosefali nedenleri arasında sayılabilir.
  • Beyin gelişiminin tamamlanamadığı durumlarda ortay çıkan Dandy-Walker sendromu.
  • Erken doğum ve buna bağlı ortaya çıkan bazı kanamalar.
  • Beyin enfeksiyonları veya gebelik esnasında anne karnında geçirilen bazı enfeksiyonlar hidrosefali nedenleri arasındadır.
  • Doğum yaralanmaları ve çocukluk döneminde alınan kafa darbeleri,
  • Beyin ve omuriliğin birleşme noktası olan ense bölgesinde oluşan bazı bozukluklar hidrosefali nedenleri arasında sayılabilir.
  • Aniden oluşan ve beyin odacıklarının genişlemesine neden olan beyin içi kanamaları.
  • Beyin gelişimi esnasında kan damarlarının doğru gelişememesi, hidrosefali oluşumunun nedenleri arasındadır.

Hidrosefali Belirtileri Nelerdir?

Hidrosefali gelişen bireylerde, hastalığın başladığı yaşa göre farklı belirtiler gözlemlenebilir. Kalıcı beyin hasarları oluşturabilen bu hastalık için erken tanı çok önemlidir. Hidrosefali tedavisi uygulamaları için mutlaka belirtilerin iyi gözlemlenmesi ve uzman bir doktora başvurmak gerekmektedir.  

Yeni doğan (0-2 ay) bebeklerde görülen belirtiler;

  • Kafa derisinin incelmesi ve bununla birlikte kafadaki damarların belirginleşmesi.
  • Bıngıldakta oluşan şişlik.
  • Başın normal görünümden uzak bir şekilde büyümesi.
  • Nöbet geçirme ve kusma.
  • Çok tiz bir ses çıkararak ağlama ve huzursuzluk.
  • Bebeğin çok az uyuması.
  • Genellikle tepkisiz olması ve gelişiminin yavaş olması.
  • Kas kuvvetinde azalma.
  • Gözlerin aşağıya doğru sabitlenmesi.
  • Dokunma duyusuna karşı zayıf tepki veya tepkisizlik.

Çocuklarda (2 ay ve üstü) görülen belirtiler;

  • Başın anormal bir biçimde büyümesi.
  • Baş ağrısı.
  • Ateş, mide bulantısı ve kusma.
  • Görmede bozukluklar ve çift görme.
  • Huzursuzluk.
  • Uygu hali ve halsizlik.
  • Yeme bozuklukları.
  • İdrarını tutamama.
  • Yürüme ve konuşmada bozukluklar.
  • İletişim kurmada güçlük çekme.
  • Duyu ve motor fonksiyonlarında gerileme.
  • Nöbet geçirme.

Yetişkinlerde görülen belirtiler;

  • Baş ağrısı.
  • Uyku hali ve yorgunluk.
  • Denge kaybı.
  • İdrar tutmada zorluk.
  • Çok fazla idrara çıkma ihtiyacı.
  • Görme bozuklukları.
  • Hafıza ve konsantrasyon problemleri.

Hidrosefali Tanı Yöntemleri

Hidrosefali nedenleri değerlendirildiğinde, hastalığın anne karnında ortaya çıkabileceği görülmektedir. Ventiküllerdeki genişleme ve beyinde oluşan boş alanlar ultrason ile tespit edilebilir. Ancak hidrosefali hamileliğin enken dönemlerinde ortaya çıkmaz, bu sebeple gebeliğin son 3 ayı tespiti gerçekleştirilebilir. Bebeğin beyninde bir sorun gözlemlenmesi halinde, uzman doktor tarafından MR gibi farklı görüntüleme yöntemleri ile tetkikler istenebilir. Kesin tanının konulabilmesi ve hidrosefalinin yanında başka rahatsızlıkların da gelişip gelişmediğinin netleşmesi için bu aşama çok önemlidir.

Aile bireylerinde nöral tüp defekti olması durumunda genetik bir aktarım söz konusu olabilir, uzman doktor tarafından ailedeki benzer hastalıkların öyküsü dinlenerek hidrosefali tedavisi için bir yol belirlenir. Bebekte gelişen herhangi bir kromozom bozukluğunun tespiti için amniyosentez ve kordosentez yöntemleri ile kromozom tetkikleri yapılır.

Doğum sonrasında uzman doktor tarafından gerçekleştirilen muayenede, bebeğin baş çevresinin olması gerekenden büyük olduğu tespit edilmesi ve herhangi bir şüphe duyulması durumunda, kesin tanı için daha detaylı görüntüleme yöntemleri olan, beyin ultrasonografisi veya beyin tomografisi yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

Hidrosefali Tedavi Yöntemleri

Hidrosefali tedavisi için geliştirilmiş herhangi bir ilaç söz konusu değildir. Bu sebeple genel olarak kafa içi basıncını azaltmaya yönelik cerrahi müdahaleler gerçekleştirilmektedir. Anne karnında tespit edilen hidrosefalinin tedavisine yönelik çalışmalara ancak bebek doğduktan sonra başlanabilir. Hidrosefali tedavisi için uygunyöntemin seçiminde, hastalığın durumu, bebekteki mevcut diğer hastalıklar, beyin omurilik sıvısının dolaşımını engelleyen tıkanıklığın nedenleri ve derecesi oldukça önemlidir.

Tıkanıklığa sebep olan bir tümör veya kist ise, bunların çıkarılmasına yönelik ameliyatlar gerçekleştirilir. Tanı anne karnında netleştirilmiş ise, bebek mümkün olan en erken zamanda doğurtulup tedavisine başlanması gerekmektedir. Tıkanıklığın açılamadığı durumlarda, beyne yerleştirilen bir şant yardımı ile biriken BOS sıvısının boşaltılması sağlanır. Hidrosefali tedavisi uygulanırken amaç, biriken sıvının beyinden uzaklaştırılmasıdır. Ameliyat ile yerleştirilen şant, genellikle kulak arkasına, kafa derisi altına yerleştirilir ve beyinde biriken sıvının vücut içinde başka bir yere aktarılmasını sağlayan bir sistemdir.

%d blogcu bunu beğendi: